
o da kaRısık zamaNda yasamıs ...

o da kaRısık zamaNda yasamıs ...
Geçen hafta Münevver Karabulut ve babası hakkında bir yazı yazmıştım ve babası için demiştim ki bu kızın babası reklam yapıyor,kadın programlarında geziyor,şov yapıyor.Bugün bu iddamı kanıtlayan bir haber daha okudum. Cem’in ailesi Süreyya Karabulut’a aracı yollamış ve helallik istemiş.Ve Süreyya Karabulut’un 3 tane talebi olmuş,işte beyfendinin talepleri:
1-Cem’i adalete teslim edecekler.
2-Garipoğlu Ailesi kızımın adına okul yada hastane yaptıracak.
Bu iki istek gayet normal.Ama birde 3.istek var o da şu,Süreyya bey tam 3 Milyon Euro nakit talep etmiş ve demiş ki :’Bunları istemek benim en doğal hakkım.’Benim kafam bu 3 Milyon Euro’ya takıldı.Bu ne parası acaba?Acaba Münevver yaşasaydı sayısalı falan mı tutturacaktı ?Ya da Cemle evlenseydi başlık parası mı isteyeckti bu parayı baba Karabulut?
Daha önce de söyledim bu adam ölmüş kızının üzerinden prim yapmak istiyor.Son bir sorum daha var:Kızınızın hayatının değeri sadece 3 milyon Euro mu?
haberi okumak isteyenler için :http://haber.gazetevatan.com/Munevverin_babasindan_sok_istek/256689/1/Gundem
Gelişimizde böylemiydi dünyaya dedi etrafındaki curcunayı sakin gözlerle izlerken. Ömrünün son demlerini yaşayan bir insan nekadar sakin olabilirse oda ancak okadar sakindi aslında. Tedirginliği ve korkuları tüm benliğini esir almış, içinde kalan son aydınlığıda karanlığa boğmuştu. Nerde o yıllar öncesinde kadınların etrafında pervane olduğu yağız delikanlı? Aynalardan uzak durmayı öğreneli epey zaman olmuştu zaten. Mükemmel bir iş, mükemmel bir eş, son model spor bir araba, şehrin en güzel yerinde iki katlı bir ev, işte benim evlatlarım diyebileceği onu gururlandıracak çocuklar. Üstünden epeyce bir zaman geçen daha nice hayaller, şimdilerde yaşadığı kaldırımlardan çok uzaktaydılar artık. Rabıtası olduğu kaldırımların üstünde geçen kırk yıllık bir öyküydü onun ki. Aslında daha evvelide vardı hayatının. Otuz yaşına gelene kadar o kaldırımların en kadim yoldaşı olacağı fikri çok uzaktı düşlerinden. Bir keresinde bi kadına kaptırmıştı gönlünü. Kendinden yaşça büyük, kendi fikrince iffetli, belki arzu dolu, kimbilir belkide şehvetli bir kadındı. Adını hiç bir zaman öğrenemediği bir kadın. Tadına hiç bakamadığı bir lezzet. Okumaya devam edin ‘kısa bir hikaye’
Dudaklarım kurudu bugün ilk kez
Susuzluğu tattım derinlerimde
Sarhoşum yine bugün
Belki son kez
Doğduğum gün bugün sözlerinde
Ellerim yandı bugün, yüzümde ateş
Zift karası gözlerim alacakaranlıkta
Tek bir mumun ışığı aydınlattı günümü
Belki ilk kez
Doğduğum gün bugün gözlerinde
Aklım durdu bugün, hayal meyal düşler
Gerçekler ah o gerçekler
Peçeteler arasına sarılmış
Tek bir izmarit kadar gerçekler
Ucu bucağı olmayan bir gün
Doğduğum gün bugün.
Orkun DAĞLAROĞLU
02 07 2009

Beşiktaş 4.maçında da berabere kalarak ilk 4 haftada 6 puan kaybetti.Beşiktaş hücum organizasyonlarında önceki maçlara göre daha iyi gözükse de hala hücumda organize bir takım görüntüsü çizmemekte.Ortasahadaki yaratıcı futbolcu eksikliği bu maçta da kendini hissettirdi.Bu yüzden taraftarların gözü yeni transfer Tabata’da.
Tabata’nın takıma katılmasıyla takımın gol yollarındaki sıkıntısı geçecek mi bunu ilerleyen haftalarda göreceğiz.

Annesine çekermişş GARANTi!!! (:

hayko hakkını vermiş.. ne dersiniz;)
örtmenim arkadaşlar konuşuyo!