Eylül, 2009 için arşiv

29
Eyl
09

Bir Cevap…

Öncelikle sitemize girip yazılarımızı okuyan ve yorum yapan herkese çok teşekkür ederim.Yazdığımız şeyleri birilerinin okuması,kayda değer bulması ve yorum yapması gerçekten çok sevindirici.Ben bugün bir okuyucumuzun yorumuna cevap vermek istiyorum.

Münevver Karabulut cinayeti işlendiğinden beri olayları sürekli takip ediyorum.Bunun hakınnda yazılar yazıyorum ve çok önceden beri Süreyya Karabulut’un kızını kaybetmiş acılı bir babadan çok bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.Hatta bu yüzden baya da tepki aldım.Selma Arcan isimli bir okuyucumuz, ben böyle düşündüğüm için bana demiş ki ‘bu yazıları yazanlarda hiç mi vicdan hiç mi insanlık yok’ .Bu zamana kadar vicdansız biri olduğum hiç aklıma gelmemişti aslına bakarsanız.Ortada bir olay var; liseli genç bir kız canice katledildi ve bu olayın katil zanlısı 197 gün polisten kaçtı.Ve bu 197 gün boyunca Süreyya Karabulut hergün başka bir televizyon kanalındaydı.Buraya kadar sanırım herkes benimle hemfikirdir.

Bir evladım olmadığı için evlat acısının ne olduğunu elbetteki bilemem ama hayatımdaki en değerli kişi kollarımda can verdiği için sevdiği birini kaybetmetmenin ne demek olduğunu emin olun çok çok iyi bilirim.Ve şundan da emin olun ki vicdan azabının ne olduğunu da çok iyi bilirim.Ben Süreyya Karabulut’un kızı üzerinden prim yaptığını düşünüyorum ve bu görüşümün de değişeceğini düşünmüyorum.Ama bu düşüncemin sebeplerini açıklayabilirim.

1-Bu insan kızının kan parası olarak  3 Milyon Euro istedi.Bir evladın değeri bu kadar düşük mü?

2-Günlerdir televizyonda ‘ben bu cinayetin arka bahçesine girdim’ diye konuşuyor.Madem öğrenmiş çıksın acıklasın o zaman da biz de bilelim.Sen cinayetin arka bahçesine girdiysen neden suçlu bu kadar geç yakalandı ve neden Cem’e yardım edenler hala dışarda.

3-Yıllardır Mehmetçiklerimiz şehit düşüyor da neden onların aileleri çıkıp Seda Sayan’da,Müge Anlı’da ağlamıyorlar da ‘VATAN SAĞOLSUN’ diyorlar ? Bu insanların ki de evlat hem de vatanı için savaşıp gencecik yaşlarında hainler tarafından şehit düşürüldüler.Neden bu insanların aileleri çıkıp da ‘PKK ‘dan kan parası istiyoruz ‘demiyorlar.

4- 24 Ocak 1993′te bu ülkenin yetiştirdiği en büyük insanlardan biri arabasına bomba konularak paramparça edildi.Ben Uğur Mumcu’nun eşi  Sayın Şükran Güldal Mumcu’yu yada çocukları Özgür ve Özge ‘yi de hiç bir kadın programında da görmedim.Kaldı ki Uğur Mumcu’nun katilleri 16 yıldan beri ellerini kollarını sallayarak geziyorlar.

5-İnsanlar yanlış iğne,yanlış teşhis yada hastalılı kan verildiği için hastanelerde ölüyor ve bu insanların da aileleri kanal kanal gezmiyor ve hastaneden 3 Milyon Euro kan parası istemiyor.

Aslında daha da yazılacak daha o kadar çok şey var ki…Ama ben bu kadarla sınırlamak istiyorum.Sayın Selma Arcan hanım şimdi lütfen bir kez de bu yazdıklarıma bakın ve düşünün acaba  biraz olsun haklılık payım yok mu ?

29
Eyl
09

Ramaz(an) geçti,Bayram bitti(e o zaman )…

Ramaz(an) geçti,Bayram bitti(e o zaman )...

29
Eyl
09

okul,mevsim ve yollar

Biz öğrenciyiz en azından  henüz!Birşeyler öğrenmek için yeni bir sonbaharda yine okullardayız. pek çoklarımız için yaz tatilli bir yazın ardından farklı şehirde, bize has durumlarla yüzleşip, hayatı bir ucundan öğrenmeye, deneyimlemeye devam ediyoruz.

Yalnızca okumuyoruz birçoğumuz destek görsek de ailelerimizden kira,fatura,mutfak,temizlik ders takibi gibi bölünmüşlüklerimizle okul okuyoruz,zorluklar oluyor ve üstesinden gelmek için paylaşımlar olmalı. her zaman herkesle temastayız yolda okulda nette heryerde yaşanmışlıklar değer katmalı, hayattaki tekrarları aynı hatalara düşmeleri önlemeli bu deneyimler,

benim önerim ”satır arası” köşemiz olsun yazılarımızın sonunda ve okulda hayatta işimizi kolaylaştıracak bir bilgi ,bir site önerisi,tavsiyelerimiz varsa bu köşede paylaşalım.Okuldan öğrenecek iki satırım ve paylaşımlarım varsa yeni olan herşey gibi bu yılı da karşılayabilir ve sevebilirim,

28
Eyl
09

okullar açıldııı!!!

okullar açıldı

Ey sevgili okuyucu kendi kendine soruyorsun muhtemelen nerde lan bu adamlar diye.lan mı canın saolsun sormuyosan da canın saolsun ama ben söyleyeyim dedim.okullar başladı arkadaşlar,hepimizi tatlı bir telaş…yok abi tatlı matlı değil gerçekten daha yazın nasıl geçtiğini anlamadan birden hava kapandı,gökyüzünü kapkara bulutlar kapladı,şimşekler çaktı,yıldırımlar düştü,yer sarsıldı,sel oldu,dağların arkasından savaş tamtamlarının sesleri bütüün savaşçıların yüzlerine korku düş…ehm eee bu kadar olmasa da -deprem ve sel kısımları gerçek- bissürü koşuşturmanın içinde bulduk kendimizi.birimiz evini hazırlama telaşına düştü uzak şehirlerde,ötekimiz evinden eşyalarını toplamaya çalışıyor şu anda muhtemelen,öbürküsümüzün dersleri başladı yoğun bi şekilde,berikisimiz staj dosyası yazıyor,bir oyun türkçeleştirmesine kastırıyor,okuluna gidip değişen sistemi öğrenmek,derslerine girmek zorunda yani aslında hayat bu sonuncu arkadaşa daha zor yükleniyor,cebinde de parası kalmamış bildiğim kadarıyla.bu arkadaşa yardım hepimizin boynunun borcu olsa gerek sanırsam ki arkadaşlar.kendisine yardım etmek isteyen yardımsever okurlarımız helluriye ulaşıp arkadaşın hesap numarasını,bedenini,ayakkabı numarasını,en sevdiği parfümü vs. öğrenebilir böylece bu muhtaç arkadaşımıza üç beş kuruş yardım,bi kutu içinde marka vermek istemiyorum -hani var ya mavi bööle yandan çizgi iniyo nike tı galiba offf hatırlayamadım- bi eşofman olsun, bi reebok ayakkabı olsun, bi 50 ml hugo boss boss olsun yardımlarını yapabilirler.bu yardımlar karşılığında arkadaşımız da bir sonraki yazısında isminizi akrostijle yazma sözü veriyor.

bu hizmetimizi de yaptıktan sonra önemle belirtmem gereken konu şu ki arkadaşlar hepimizin telaşı olduğu için sitemize bi süredir gereken ilgiyi gösteremedik.hepimiz işlerimizi yoluna koyduktan sonra sitemize her zamanki gibi vakit ayırıp, yazılarımızla burda olacağız hiç şüpheniz olmasın.

Sizleri seven,

camçerçeve editoryası.

(p.s. inanmadın belki ama sevgili okuyucu bizim arkadaş çok muhta…anne?efendim anne?tamam geldim)

25
Eyl
09

İnsan Olmak

    Kısa soluklu bir yaşam bizimkisi. Kompozisyonlara taş çıkartırcasına ilerleyen bir anlatı. Sözcüklerin bazen yetersiz kaldığı, bazense tüm anlamlarını yitirdikleri bir hikaye. Devam zorunluluğu olmayan bir okul bizimkisi. Serzenişimiz hayata değil aslında. Dostların başını ağrıtmak istediğimizden değil dertleşmelerimiz. Deniz börülcesinin, roka salatasının, haydarinin yalnızlığını gidermek için değil rakı sofralarımız. İçimizdeki boşluğu doldurmak için değil sevdalarımız. Nihayete erdiğinde nasıl bilirdiniz denmesi için değil yaşantımız. Bir üst sınıfa atlamak amaçlı değil eğitimlerimiz. Desenlerin arasında dolaşan çizgileriz sadece. Gülümseyişlerin sıcaklığını unutmamış kimseleriz. Üç beş kelimelik cümleleri genişleten insanlarız. Sağ kulağına ulaşmak için sol kulağını geçenlerdeniz. Başardığımız zaman cesur, kaybettiğimiz zaman aptal olarak nitelendirilenlerdeniz. Keyfide cefayıda yaşarken, yere sağlam basanlardanız biz. Kısa soluklu bir yaşam bizimkisi. Hayatı değerlendirdiğimiz ölçüde yaşarken, değer yargılarımızı yitirmeden süreci izleriz. Bizler sadece, hayatı yaşamaktan zevk alanlarız. Vasfı insan olan, insanlığını yaşatan ama hayatı başkalarının gözünden görmeyen… Bizler sadece insanız. Peki ya siz?…

23
Eyl
09

Özür Dilerim…

Ben bugün özür dilemek istiyorum…

Anne ve baba; doğduğum için,ağladğım için,süt emdiğim için,altımı ıslattığım için,okuduğum için,yemek yiyip soda içtiğim için,yatağımı düzeltmediğim için,sabaha kadar bilgisayar başında oturduğum için,kardeşime kızdığım için,sigara kullandığım için,okulu uzattığım için ve sizin çocuğunuz olduğum için sizden özür diliyorum…

Dedecim;Bana bu yaşıma kadar toplu iğneni vermediğin ve hatta hala yemeklerini benden kıskandığın halde senden para istediğim için ve aylardır sana karşılıksız hizmet ettiğim için senden özür dilerim…

Eski kız arkadaşlarım;Hayatlarınıza girdiğim için,sizlere gereğinden fazla değer verdiğim için,sizler için borç bulup yola çıktığım için,otogarlarda yattığım için,benimle oynadığınız halde sizlere hala yüz verdiğim için,ağzıma sıçtığınız halde hala sizinle olduğum için,sarhoş olduğunuzda sizi taşıdığım için,hesaplarınızı ödedeğim için ve sizlerle duygusal ilişki kurduğum için sizlerden özür dilerim…

Öğretmenlerim;Sizlerin öğrencisi olduğum için,derslerinizde konuştuğum için, sattğınız kitapları almadığım için,sınavlarda verdiğim boş kağıtlar için,  sizleri ,beni anneme ve babama şikayet etmek zorunda bıraktığım için ve sevgili ortaokul müdürüm özellikle senden; “okula yardım edin, para getirin,faturaları ödeyemiyoruz ” diye  hergün bas bas bağırdığın halde okula beş kuruş para vermediğim için özür dilerim…

Sevgili arkadaşlarım;Dertlerimle sizlerin başını ağrıttığım için,sizlerden borç aldığım için,size ısmarlattığım yiyecek ve içecekler için,sürekli konuşup başınızı şişirdiğim için sizlerden özür dilerim…

Helluri,qualaa ve kquarantine  ;bayramın birinci günü size ayıp ederek masanızdan kalkıp gittiğim için sizden özür dilerim…

Orphy;Sana verdiğim sözü tutamadığım için senden özür dilerim…

Sizin cihan-ı aleme isyan ederek ve kan dökerek aldığınız bu toprakları parsel parsel satanlar karşısında hiç birşey yapamadığım için,rüşvet yiyenlere ve yedirenlere engel olamadığım için,kendimden sonra gelenlere tarih bilincini yeteri kadar  anlatamadığım için, adiler , şerefsizler , bölücüler ,rüşvetçiler ,din sömürücüleri ülkenin içinde elini kolunu sallayarak gezerken ben sadece seyirci kalmak zorunda olduğum için, başta Atatürk olmak üzere bu ülke için savaşmış, canını vermiş, gazi olmuş ve bu vatana hizmet etmiş herkesten çok ama çok özür diliyorum…

Ve son olarak…

Hayatına girdiğim herkesten onların hayatlarında varolduğum için özür diliyorum…

20
Eyl
09

Dısarda komünist iç yasantısında faşist…

Dısarda komünist iç yasantısında faşist...

Dısarda komünist iç yasantısında faşist...

19
Eyl
09

Chevrolet Cruze

Chevrolet ülkemize ihraç ettiği uzakdoğu fabrikasından uzakdoğulu ucuz araba cizgisinden sıyrılan ve Captiva’dan sonra bu anlayışın devam ürünü olan Cruze’u tüketicinin beğenisine sundu.

Tasarım merkezini Avrupa’ya taşıyan Chevrolet; birçok avrupalı stilisti bir araya getirerek Cruz’un tasarımını gerçeklerştirdi. Tasarımın avrupada gerçekleştiği arabanın çizgilerinden de kolayca anlaşılacağı gibi bununla birlikte özellikle iç mekanda kullanılan işçilik, uzak doğu fabrikada üretilen diğer chevy’lerin aksine daha kaliteli, daha avrupai.

C sınıfı segmentin ekonomik bir bireyi olan Cruse, gerek şıklığı gerek iç hacmi, gerekse performansıyla avrupalı rakiplerine göz kırpar hale getirilmiş. Bununla birlikte gayet uygun olan anahtar teslim fiyatı ise Cruz’u tercih edilmede hayli cazip kılıyor.

2009_chevrolet_cruze_i           chevrolet_cruze_interior

1600 cc’lik motor hacmine sahip 4 silindirli olan Cruze’un 113 beygirlik ve 153 Nm torka sahip motoru; 0′dan 100km’ye 11.8 sn’de çıkarken maksimum hızı ise 185 km/s. Ayrıca Cruze’da 6 ileri manuel şanzıman da hem performansta hem yakıt ekonomisinde önemli bir rol oynuyor.

Ülkemize iki faklı donanım seçeneğiyle gelen Cruze; Cruze ve Cruze LS olarak tüketicinin  karşısına çıkıyor.

Baz model olan Cruze’da: ABS, 8 hava yastığı,elektronik stabilite kontrol (ESC), Klima, Elektrikli ön camlar, bilgi ekranı,4 hoparlörlü CD/radio/MP3 çalarlı müzik sistemi standart olarak sunuluken;

Cruze LS’de ise bunlara ek olarak: 16″ hafif alaşımlı jantlar, deri direksiyon simidi ve vites topuzu, derinlik ayarlı direksiyon, elektirikli arka camlar, park sensörü, yol bilgisayarı, direksiyondan kumandalı müzik sistemi ve alarm gibi donanımlar sunuluyor.

Cruze’un başlangıç fiyatı 31.235 TL iken Cruze LS’nin başlangıç fiyatı 33.375 TL

Tasarım, donanım ve tatminkar performansın buluştuğu geniş bagaj hacimli aile sedanı profilindeki Cruze, uygun fiyatı ile tercihde mantıklı bir seçenek olarak gözümüze görünüyor. Özellikle de geçtiğimiz günlerde tanıttığımız volkswagen Polo’nun 30.800 TL den başlayan fiyatıyla kıyasladığımızda Cruze bir üst segmentin ekonomik prensi olarak karşımıza çıkıyor.

chevrolet-cruze

19
Eyl
09

Temsilcilerimizin Avrupa Karneleri

Ülkemizi avrupa kupalarında temsil eden beşiktaş, galatasaray ve fenerbahçe ilk maçlarını geride bıraktılar.Temsilcilerimizden yalnızca galatasaray taraftarlarını güldürebildi.

cham

Beşiktaş’ın rakibi son iki yılın finalisti Manchester United idi.Beşiktaş elinden geleni yaptı ama hiç beklenmeyen bir anda şanssız bir gol gelince skora razı oldu.Ama mücadelesiyle ilerisi için umut verdi.


Galatasaray ise tam gaz yoluna devam ediyor.Lige çok iyi bir giriş yapan takım son iki maçında 2ciddi rakibini yenerek ligde ve uefa avrupa liginde ne kadar iddialı olduğunu gösterdi.Ama yinede herşey o kadar mükemmel değil.Takım son iki maçında rakiplerine çok pozisyon verdi.Her ne kadar kazanmayı bilen bi takım olsada ilerde ciddi rakipler karşısında zorluklar çekebilir.

uefa

Fenerbahçe  ise hiç beklenmeyen bir şekilde  twente karşısında 2-1 lik bir mağlubiyet aldı.Oysaki herkes takımdan çok şeyler bekliyordu.Ama belkide herşey basının abarttığı kadar mükemmel değildi.İlk ciddi sınavından mağlup ayrılan fenerbahçe bir an önce kendini toparlamalı ve ligde olduğu kadar biraz da uefa avrupa liginde başarıyı arzulamalı.

Belki de beşiktaş için herşey o kadar kötü;  galatasaray ve fenerbahçe içinde herşey o kadar toz pembe değildir.O yüzden  ne karamsarlık ne de herşeyi mükemmel görmek takımlarımıza başarı getirecektir.O yüzden takımlarımız hatalarından ders çıkarıp arkasındaki taraftarlarını sevindirmelidir.Ülkemizi Avrupada temsil eden tüm takımlarımıza başarılar diliyorum.

17
Eyl
09

Panathinaikos 1 Galatasaray 3 Maç Özeti

galatasaray gol sonrasıBu kadar ciddi bir gündemle bunalan güzel ülkeme Ege’nin öteki ucundan sevindirici bir haber geldi.Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi’nde gruptaki ilk ve belki de en önemli sınavından farklı bir skorla galip ayrıldı.

Maçın asıl dikkat çekici yönü,Rijkard Barcelona’da tarih yazarken son senesine kadar yardımcılık koltuğunda oturan ve Barca’nın performansında büyük pay sahibi olan Henk ten Cate’nin Panathinaikos’un teknik direktörlüğünü yapmasıydı.Rijkard’ın yanında ise bir başka kurt teknik adam Neeskens oturmaktaydı.


Okumaya devam edin ‘Panathinaikos 1 Galatasaray 3 Maç Özeti’




Zaman Dilimi Göstergeci

Eylül 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu   Eki »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

bize ulaşın

camcerceve@gmail.com

örtmenim arkadaşlar konuşuyo!


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.