'Otomobil' kategorisi için arşiv

04
Mar
11

makyaj güzeli


Peugeot yenilenen yüzüne bir yeniliği daha 308’İ makyajlayarak getirdi. Bir başka değişle Peugeot’nun sonu 8’le biten model kodlamasının ilk üyesi olan 308, geride bıraktığı 5 yılın sonunda yeni bir yüze kavuşarak, üreticinin değişen tasarım felsefesine adapte edildi.

Daha fazla şıklık, daha az tüketim…

İlk baharın gelmesiyle tazelenecek olan 308, daha ekonomik motorları ve kendisi gibi yeni olan ağabeyi 508 gibi start-stop otomatiğiyle ömrünün ikinci yarısına sağlıklı bir şekilde giriyor.

Otomobil firmalarının makyaj stratejileri çok önemlidir. Bir yandan otomobilin pazardaki payına yeniden hareket katmayı amaçlarken, diğer yandan makyajı abartarak önceki versiyondan çok fazla ayrılıp, önceki versiyona sahip müşterileri ellerinde çok eskimiş bir otomobil olduğu hissine sokmaması gerekir.
Peugeot 308’in makyaj işleminde bu dengeyi fevkalade sağlamış görünüyor. Bir yandan mevcut 308 sahiplerini üzmezken, diğer yandan benim gibi 308’e pek ilgi duymayanların bile ilgi odağını üzerine çekecek detaylara dokunmuşlar.

Peugeot tasarımcıları adeta uzman bir estetik cerrah gibi aracın burnuna ufak bir müdahalede bulunmuşlar. Artık daha şık bir burun var. Makyajla birlikte devasa ızgaralar küçültülmüş, yeni tasarım farlar 308’e daha kendinden emin göze daha hoş gelecek bir ifade kazandırmış. Bumerang şeklini andıran LED’li gündüz farları (Active ve üzeri donanım paketi) ise havasına hava katmış.
İç mekanda kapı kolları ve dekorasyon elemanları dışında pek bir değişiklik yapılmamış.
308’in CC versiyonunda arkada güzel detaylar dikkat çekerken SW modelinde arkada neredeyse hiçbir değişiklik bulunmuyor.
Ayrıca makyajlanan 308’in yeni jant ve 3 yeni gövde rengi seçenekleri de sunuluyor.

Yapılan makyajla birlikte değişen tasarım 308′in aerodinamik katsayısını 0.29 Cd’den 0.28 Cd’ye düşürürken, 25 kilogram azalan ağırlık da yakıt tüketiminin düşürülmesine hizmet ediyor. Şimdiye kadar sadece orta sınıf 508′de otomatik şanzımanla birlikte sunulan mikro hibrid e-HDi teknolojisi, makyajlı 308′le birlikte manuel şanzımana kavuşurken, düşük yuvarlanma dirençli lastiklerin de katkısıyla, yaz aylarında yollara çıkacak olan bu versiyon 98 g/km’lik çok düşük CO2 değerine sahip. Start-stop sistemine sahip olan manuel şanzımanlı e-HDi versiyonu, otomatik şanzımanlı 508 e-HDi’dan farklı olarak 8 km/s yerine, hız 20 km/s’nin altına düştüğünde motoru otomatik olarak stop ediyor. Mevcut 308′den tanıdığımız motor seçenekleri Euro 5 emisyon normlarını karşılayacak seviyeye getiriliyor.

Şöyle bir müjdeli haberimiz de var ki; Peugeot, müşterilerin bütçelerini de zorlamayacak. Hatta tam tersine Peugeot makyajlı modellerinin fiyatında hafif bir indirime gidecek.

02
Mar
11

yeni punto evo reklamı

son zamanlardaki en başarılı otomobil reklamlarından biri olmuş kendisi…

01
Mar
11

yorumsuz…

Ve italyan otomobili yarattı…
Lamborghini Aventador LP700-4 fazla söze gerek yok, görsel şölen sizin için…

This slideshow requires JavaScript.

27
Şub
11

Peugeot 508

Orta-Üst sınıfta rekabet giderek kızışıyor. Son olarak yarışa Fransız Peugeot da 508 modeliyle katılıyor. 15 Mart’da Türkiye pazarına sunulması beklenen 508′in lansmanını Frazsız marka,İspanya’nın Alicante kentinde tüm dünyadan yaklaşık bin basın mensubuna, hem 240 kilometrelik şehirlerarası parkurda hem de şehir içinde test sürüşleri yaptırarak tanıttı.

Fransız otomobil firmaları son yıllarda Alman, hatta İtalyan rakiplerine parmak ısırtan tasarımlar yapmaya başladılar. Citroën’in C5 ile yakaladığı göz alıcılığa sağlam bir cevap hazırlayan Peugeot 508′in, tasarımında şu ayrıntılar göze çarpıyor:

Peugeot’un orta ve orta-üst sınıf otomobillerinde görmeye alıştığımız karakteristik burun estetik bir şekilde 508′de de gözümüze çarpıyor. Önde büyük ve geniş bir ızgarayla başlayan tasarım farlarla birlikte agresif ve meydan okuyan bir görüntü sunuyor. Kaputun üzerinden burna doğru gelen çıkıntılı çizgiler Peugeot’un aslanlı logosuyla son bulurken, adeta formula araçlarına gönderme yaparak performansı hakkında iddalı bir hava katıyor. Yine ön tarafta tamponun altında sis farları ve avrupa’da artık zorunlu hale gelen gündüz farları (led) şık görünüme katkıda bulunuyor.

Ön farların uzantısından çıkıp aracın arkasına doğru ilerleyen çizgler bir bütünlük içerisinde.

Aracın arka tarafında ise ilk dikkatleri çeken led teknolojisi kullanılan ve damla şeklideki arka stoplar. Damlanın sonu bagaj kapagına dayanırken damlanın ucu kaportanın yan kısımlarına incelerek uzuyor. Aracın arka kısımında diğer dikkat çeken unsurlar ise; büyük bir Peugeot logosu ve kapağın üzerindeki şıklığa katakıda bulunan krom çizgi. Arka kısımdaki çift egzoz çıkışını da esgeçmemek lazım.

Otomobilin iç kısmında ise siyah zemine beyaz ışıklarkla aydınlatmalı şık bir gösterge tablosu, göğüsün ortasında navigasyonlu bilgi ekranı (opsiyonel), ve vitesin altında bu ekranı yöneten bir joistik bulunuyor. Gösterge tablosunun ortasında bulunan yol bilgisayarı ise renkli ve renksiz digital olarak iki seçenekte sunuluyor. Ayrıca yeni nesil Peugeot’da uzaktan kapı açma ve motoru çalıştırma sistemleri de getirikmiş. (Start-stop). 508′de versiyona göre opsiyon ya da standart olarak sunulan Türkiye haritalı navigasyon, renkli head-up display ekran, dört bölgeli otomatik klima, akıllı ışık sistemli xenon farlar, sürüşe duyarlı yönlendirmeli farlar, akıllı anahtar, elektrikli park freni, sürücü için elektrikli bel masajı gibi donanımlar mevcut.

Halen Türkiye’de ön sipariş toplayan Peugeot’nun rakipleriyle D sınıfında yarışa soktuğu 508 modeli, sedan ve SW tiplerinden oluşuyor.

Peugeot 508 Sedan, Access, Active, Allure ve GT olmak üzere 4 farklı ekipman düzeyi ve 4′ü dizel (1.6 HDİ 112 hp, 1.6 e-HDİ 112 HP Auto6R, 2.0 Hdi 163 hp otomatik, 2.2 Hdi 204 hp otomatik), 3′ü benzinli (1.6 VTİ 120 hp Auto6R, 1.6 THP 156 hp, 1.6 THP 156 hp otomatik) 7 farklı motor seçeneği ile Türkiye pazarına sunulacak.

508 SW ise 2 ekipman düzeyi (Active, Allure) ve 2′si dizel (1.6 e-HDi 112 hp Auto6R, 2.0 Hdi 163 hp otomatik) ve 1 benzinli (1.6 THP 156 hp otomatik) olmak üzere 3 farklı motor seçeneği 3 farklı motor seçeneği ile satılacak.

Peugeot 508′in fiyatları ise sedan için 53 bin TL’den, SW için ise 58 bin TL’den başlayacak. SW tipinin gövde fiyatı, aynı ekipman düzeyi ve motor seçeneğine sahip olan sedan versiyonu ile aynı seviyede olacak.

Artık karar vermenin zor olduğu, kafaları iyice karıştıran birbirinden iddialı orta-üst sınıf ailesine bir rakip daha Peugeot’dan 508 ile geliyor. Sabırsızlıkla bekliyoruz…

 

 

25
Kas
10

alternatif enerji Türkiye’de hayal mi?

Bundan birkaç ay önce hibrid teknolojili otomobilleri değindiğimizde, bu araçların tek amacının yakıt tasarrufu değil aynı zamanda çevreyi koruma faktörü de olduğunu, Avrupa’da bu yüzden bu araçlara teşvik uygulandığını ancak ülkemizde yakıt tasarrufunun ön plana çıkmasından dolayı, espirili bir şekilde daha da vergi bindirmesi endişesine değinmiştik.

Hybrid Dünyası

Çevreye duyarlılık ve petrol ürünlerine alternetif olarak hybrid araçların yanı sıra bir de elektirik motorlu araçlar piyasaya sürüldü. Bu araçlardan biri de Bursa’da üretilecek olan Renault Fluence.  Ancak  Dünya otomotiv endüstrisini 2010 yılı sonuyla birlikte yeni bir çağa sokacak elektrikli otomobiller konusunda vergi desteğinin dışında, yaygınlaşması için teşvik de bekleyen otomotiv firmaları, Torba Kanun Taslağı’nda yer alan yüzde 37′lik ÖTV oranı karşısında şok geçirdi. Elektirlikli Fluence’nin satış fiyatının 90 bin TL olması bekleniyor. Evet evet 90 bin TL.

AA’nın yayınladığı kanun taslağı çerçevesinde elektrikli binek otomobillere yüzde 37, yolcu taşımacılığında kullanılan elektrikli araçlara ise yüzde 10 oranında özel tüketim vergisi (ÖTV) uygulanacak.

Bu durum zaten kullanılan pil teknolojisi nedeniyle fiyatları mevcut araçlara göre en az yüzde 40 daha pahalı olan bu araçların bir nevi doğmadan ölmesini sağlayacak.

Şimdi bir düşünün; bugün ülkemizde satışa sunulan benzinli Fluence’lar kampalı fiyatlatla birlikte 35.300TL’den başlıyor. Yani elektrikli versiyonuyla kıyasladığımızda 2 adet benzinli Fluence aldığınızda neredeyse  üzerine bir Clio paranız artıyor. Hal böyle olunca elektirik teknolojisinin hiç bir cazibesi kalmıyor. Çevre kirliliği için düşündüğümüzdeyse benzinli arabaların yüksek emisyon oranları aynen devam…

Otomobil dünyasıyla fazla haşırneşir olmayan okurlarımız için başka bir anlatımla 90bin TL’e elektrikli Fluence yerine alternatif otomobillerden bir örnek verelim:

Mercedes C 180K, BMW 320d xDrive, VW CC 1.8 TSI, Opel Antara…

Liste daha uzayıp gider… Ve bu listedekilerin hiçbiriyle Fluence konfor donanım güvenlik konusunda kafa tutamaz. Sırf elektirikli motor var diye bu fiyat bu aracın hiç piyasaya sürülmemesi demektir.

Umarız bu bu torba yasa taslağı sadece bir taslak olarak kalır ve yetkililer daha rasyonel vergi oranlarıyla hem üreticinin hem de tüketicinin yüzünü güldürür.

16
Haz
10

ve sonunda yeni Jetta

Volkswagen, merakla beklenen yeni Jetta’yı New York’ta tanıttı.

Avrupa’da birinci, Dünya’da ise ikinci büyük firma olma özelliğini elinde tutan Volkswagen; gelecek 20 yılını Dünya’da da birinciliği eline almak olarak hedefliyor. Tabi bu hedefin yolu Amerika pazarından geçiyor. Jetta geçmişten beri Amerika pazarında sevilen bir otomobildi. Ve lansmanı New York’da yapmak tabiki kaçınılmazdı.

Jetta’ya en sade tanımla Golf’ün sedanı demek pek de yalnış olmayacaktır. Ancak bu sefer dış görünümde kardeş Golf’den ayrılan epey çizgileri var. Ön tarafta büyütülmüş bir Polo anımsamaktayken, aracın arka tarafı arkadan ailenin ağabeyi Phaeton’a göz kırpıyor. İç mekandaysa Golf’ün sedanı tabirini boşa çıkarmayan benzerlik söz konusu Volkswagen ailesinin tipik çizgilerine sahip iç mekanda diğer aile üyelerindeki gibi kalite hissi üst seviyede olacak gibi.

Boyu 4.64, genişliği 1.78 ve yüksekliği 1.45 metre olan aracın boyu 9 cm uzarken aks mesafesindeki artış 7 cm’yi bulmuş. İç mekana 6.7 cm’lik diz mesafesi artışı olarak yansıyan bu uzama sonucunda sunulan ferahlık hissi de artmış.

Avrupa için altı adet motor seçeneği sunacak olan otomobilin 1.2 litre hacimli TSI motoru 105 beygir güç üretebilirken ülkemizde de oldukça popüler olacak gibi duran 1.4 litre hacimli TSI motor 160 beygir gücünde. Diesel motor seçeneklerinden 1.6 litre hacimli olanı 105 beygir güç üretirken 2 litre hacimli olan model 140 beygir gücünde. Güncel Jetta’da kullanılan 122 beygir gücündeki 1.4 litre hacimli TSI motor yeni modelde de bulunacakken A.B.D.’de tanıtılan 200 beygir gücündeki benzinli motor da Avrupa kıtasına gelecek.

1.2 TSI haricinde bütün modellerde 6 veya 7 ileri vitesli çift debriyajlı, yarı otomatik şanzıman (DSG) alınabilirken standart şanzıman 6 ileri vitesli bir manuel modelden oluşuyor. Avrupa’da BlueMotion paketiyle de alınabilecek olan otomobil bu versiyonlarında Start&Stop ve enerji geri kazanım sistemleriyle donatılacak. 1.2 TSI motorla donatılan BlueMotion’ın 100 km mesafede ortalama yakıt tüketimi 5.3 litre olarak açıklanırken 1.6 litre hacimli TDI motorla donatılmış model 100 km’de ortalama 4.1 litre mazot tüketerek boyu 4.6 metrenin üzerinde olan sedanlar arasında bir rekora imza atıyor.

Compact sedan sınıfında ülkemizde de çok sevilen Jetta’nın 2011 başlarında  memleket topraklarına gelmesi bekleniyor. Yeni Jetta yeni  görünümüyle yine rakiplerine uykusuz geceler yaşatacak gibi.

23
May
10

Dacia Duster

Dacia, kendine duyduğu güvenin bir belirtisi olarak küçük SUV piyasasına da el atp Duster’i piyasaya sundu.

Romen Dacia firmasının Renault desteğiyle son yıllardaki beklentilerin ötesinde satış başarısı, firmanın artık Logan ve Sandero’nun bir adım daha ötesine gitmesi cesaretini verdi. Öyle ki bu adım bir 4×4 ile geldi.

Yine Dacia’nın ucuz fiyat silahıyla büyük beklentilerle piyasaya sürülen Duster, artık herkesin bir SUV sahibi olabileceği iddiasıyla beğenilere sunuluyor. Öyle ki firma yetkilileri daha geçtiğimiz aylarda Cenevrede tanıtımı yapılan Duster’ın ülkemize gelmeden sparişlerin başladığını iddia ediyorlardı. Yani insanlar daha görmeden gözü kapalı araç alabiliyorlar demekki!? Elbette bu demeç bir ticari strateji de olabilir.

Nitekim bir arazi aracını böyle uygun bir fiyattan almak elbette çok kişinin ihtiyacı bakımından güzel bir fırsat olabilir. Bakalım Duster’da neler var:

Kaslı görünümü ve çizgileriyle gerçekten bir arazi aracı, aracın etek kısımlarına doğru kullanılan gövde rengi olmayan plastik malzemeler şehirden çıkmayan lüks SUV’lerin aksine her yola gocunmadan girecekmiş gavası veriyor. Beş kollu jantlar da araca spotif bir görünüm katmış. Arkasındaki büyük “DUSTER” yazısı ise markanın modeline duyduğu güvenin açıkca göstergesi.

SUV aldım diye bu araçtan çok lüks beklemek pek doğru olmayacaktır çünkü iç kabinde kullanılan malzeme Dacia’nın diğer modellerinden pek farklı değil. Ayrıca iç kabin genişliğinin biraz beklentilerin altında olduğu söylenebilir.

Duster’in Ambiance ve Laureate olmak üzere iki donanım seçeneği bulunuyor. 1.6 cc 105 beygir ve 1.5 dci (110hp ve 85 hp) dizel omak üzere motor seçenekleri bulunuyor. Ayrıca bu seçeneklerin hepsinde 4×2 ve 4×4 seçeneği de ayrı olarak sunuluyor.

İncelediğimiz Duster 4×4 1.6 cc 16v 105 hp’nin maksimum hızı 160 km/h iken 0′dan 100′e 12.8 saniyede ulaşıyor. 1250 kg ağırlığındaki Duster’in şehir dışı yakıt tüketimi 7.0 lt/100km iken bu değer şehir içinde 10.4′e  yükseliyor.

Firmanın Türkiye yetkilileri, beklentileri karşılayacağından emin oldukları Duster modelinin satışının bu yıl içinde 3bini geçeceğini iddia ediyorlar.

Daha dar bütçeye sahip olup da bir arazi aracı almak isteyenlerin veya lüks bir arazi aracı olupta dağataşa çıkmaya kıyamayanların bir alternatifi olacak Duster 29.900TL  ile 44.000TL  arasındaki fiyat yelpazesiyle alıcılarını bekliyor.

10
Nis
10

Cirtoën C3

Citroën’in yeni miniği C3 geçtiğimiz aylarda görücüye çıktı. Tamamıyla yenilenen iç ve dış tasarımı, visiodrive adı verdikleri donanımlarıyla, daha geniş ve daha uzun bir C3 geldi meydane…

Eski Citroën’ler hakknızda fikirleriniz nelerdir bilemeyiz ancak Citroën’nin yeni C5′le tasarımında çığır açtığı kesindir. Bu tasarım anlayışının devamı gibi göz kırpan yeni C3; yine selefi gibi yuvarlak hatlara sahip, ancak belli ki tasarımda bu aracın üstüne daha iyi çalışılmış. Panaromik öncam opsiyonu otomobilin içerisine ferahlık ve genişlik hissi katmakta ancak panaromik camlar B sütünunda son buluyor. Yan camların altındaki kromajlar da tasarıma hareket katmakta. Nitekim hem önden, hem yandan, hem de arkadan dikkatleri ve beğenileri toplayan bir araç çıkmış ortaya. Aracın çok sportif ve çok şık 15″ lik jant seçenekleri kullanıcısının beğenisine göre araca daha da hava katıyor.

İç mekanda ise yine selefinden çok farklı ve yine çok daha fazla özenilmiş bir ortam sizleri karşılıyor. En göze çarpan detaylardan birisi eskiye nazaran artan işçilik kalitesi. Bu sefer gerçekten vasat bir fransız otomobiline biniliyormuştan fazlası var. Kokpit’in tarzında biraz eskilerden esinlenme var sanki, Fiat 500′de olduğu gibi göğüsü ortalayan bir metal bölüm var ve bu araca çok daha farklı bir hava katmış. geniş ve dinamik bilgi ekranları da şıklığın tamamlayıcı unsurları olmuş. Citroën’in gençleri ve bayanları hedef kitle alarak tasarladığı C3′de pek çok araçta göremeyeceğiniz  çok ilginç bir düğme bulunuyor. Gösterge ekranlarının hemen yanındaki bu düğmeye dokunduğunuzda aracın havalandırma bölümünden seçtiğiniz bir parfüm kokusu tüm arabayı sarıyor. Bu tür detaylarla daha eğlenceli bir hale gelen yeni C3′ün arka koltuğu da sınıfına kıyasla gayet yeterli ancak aracın akıcı dış tasarımından kaynaklanan tavanın arka kısmı, arkada oturan uzun boylu yolcular için hafif sıkıntı yaratabilir.

Selefine göre 12 cm. daha uzum, 5 cm. daha geniş olan C3′ün 1,4 cc’lik motoru 75 beygirlik güç üretirken maksimum torku 118 / 3250  (Nm/devir dk.) C3′ün sSıralı 4 silindirli bu motoru mahsimum 165 km/sa. hıza ulaşırken; 0 -100′e 14,2 sn’yede ulaşıyor.  Şehir içi 8.3 (lt/100 km) yakıt tüketimine sahipken, bu değer şehir dışında 5 (lt/100 km) düşüyor.

Citroën bu sefer bu sınıfta rakiplerini düşündürecek bir araç yapmış. Gerek şıklığı, gerek artan kalite çizgisiyle Citroën’nin bu tombul miniği 27,300TL’den başlayan anahtar teslim fiyatıyla  kullanıcısına keyifli anlar yaşatacağa benziyor.

21
Mar
10

Audi A1

 

  Bugüne kadar bayanların ve gençlerin hedef alınarak üretildiği, şimdilerde ise yakıt fiyatlarının el yakmasından dolayı kelli felli dayıların dahi tercihi haline gelen küçük otomobiller segmenti aynı zamanda da çirkinliğin sembolü olmuştur. Hele hele bir Smart nasıl daha çirkin olabilir diye yarışma mı düzenlesem diye düşünüyorum. Sanki ekonomik olma, kolay park, pratik sürüş beraberinde çirkinliği de getirmeliymişcesine otomobil üreticileri bu segmendeki modellerini birbirinden çirkin yaptılar. Tek bir istisnayla!!!! MİNİ’ler…. Evet sadece Mini markası Cooper,One gibi modelleri başta olmak üzere bu gidişata karizmatik bi son verdi ve 7′den 70′e bu tutumu ödüllendirildi…

   Ancak Mini’nin tahtına göz diken yada en azından göz kırpan bir modelle karşı karşıyayız… Audi A1!

Alman mühendisliğinin takdir kazanmasında çok önemli bir rol oynayan Audi; son numarası A1′i basına tanıttı. Yakışıklılıktan başladık ya, selefi sayılabilecek A2′ye göre kıyaslanmayacak bir güzellikte tasarımla karşımıza çıkan A1, aynı zamanda hybrid motor seçeneğiyle çağın ekonomik ve çevreci modasına da ayak uyduruyor.

                        

 Hepsi yakıt tasarrufu sağlayan durma-kalkma teknolojisi ve fren enerjisi geri kazanımı içeren iki benzinli motor ve iki de dizel motor seçeneğiyle sunulacak A1′in en tutumlusu, gücünü Volkswagen Golf’ta kullınılan 90 bg’lik, 1.6 litrelik dizel motordan alıyor. Bu motor kilometrede 99 gram CO2 emisyonuna sahip ve 100 kilometrede 3.8 litre yakıt tüketiyor. Yeni geliştirilmiş 1.2 litre hacme sahip 86 beygir gücündeki “giriş seviyesi” motorun CO2 emisyonu 119 gr/km, yakıt tüketimi ise 100 kilometrede 5.1 litre. Muadili Mini One, emisyon ve yakıt tüketimi 127 gr/km ve 100 km’de 5.4 litre ile 98 bg gücünde, 1.6 litrelik bir benzinli motora sahip.

A1 öncelikli olarak üç kapılı bir hatchback şeklinde satışa sunulacak; 2011’de beş kapılı bir modelin de seriye katılması planlanıyor. Audi, modern tarza sahip A1 ile, Mini’nin retro tarzını tercih eden 25-35 yaş arası müşterileri hedef alıyor. Ve  Audi yine genç müşterileri çekmek için A1’in kolaylıkla kişiselleştirilebilmesini sağlamış. Örneğin karşıt renklerde sipariş edilebilen, A ve C sütunu boyunca uzanan bir tavan şeridi eklenebiliyor.

Geçtiğimiz günlerde Cenevre otomobil fuarında Justin Timberlake tarafından tanıtımı yapılan A1′in bu senenin yazında piyasaya sunulacağı ve ekim ayı gibi de Türkiye’de satışa sunulacağı söyleniyor.

10
Şub
10

toyota araçları geri çağrıyor!

Japonya’nın en büyük otomobil firması Toyota, yaptığı açıklamada Prius modeli ve 4 hybrid modelleri dahil 223 bin 068 aracı fren sorunları sebebiyle geri çağıracağını belirtti.

Toyota, engebeli ve kaygan yollarda fren işlemlerinde gecikme olduğu veya aracın fren sisteminde kilitlerin yaşanması sebebiyle kazaların meydana gelmesi yüzünden bu araçları geri çağırıp fren sistemlerini tekrar en iyi şekilde düzenleyeceklerini açıkladı.

Toyota firması yaklaşık 60 ülkeye gecen sene 300 bin adet Pirus modelinin satısından sonra 223 bin aracı daha geri çağırması, Toyota firmasına hem maddi hem de manevi olarak büyük bir yara vermesine sebep olduğu belirtiliyor.

Toyota firması geçen ay da güvenlik sorunları sebebiyle 2.1 milyon aracı Amerika’dan geri çağırmıştı. Toyota’da ortaya çıkan geri çağırma olaylarının süreceğini ve geri çağırmaya bağlantılı olarak Toyota’nın Camry ve Corolla modellerinin de bu listeye girmesi bekleniyor.

Sonuç olarak yetkililer Avrupa, Çin, Amerika, Afrika ve Orta Doğu’da güvenlik ve gaz pedalı sebebiyle araç geri çağırmasının yaklaşık 5.5 milyona araca ulaşacağını belirtiliyor.

Geri Çağırma Kurumsal Bir İletişim, Dünyanın Sonu Değil:

Son olarak Toyota’nın  araçları  geri çağırmasıyla birlikte gündeme gelen konu hakkında bazı yanlış algılamalar söz konusu. Geri çağırma işlemi, kötü olarak gözükse de normal ve olması gereken bir kurumsal iletişim aslında. Bu işlem firmanın müşterilerine olan sorumluluğunu artırıyor, müşteri memnuniyetine önemli bir halka etkiyor. Konuya bir de bu açıdan bakmak lazım. Yıllar önce Mitsubishi 20 yıl boyunca müşteri şikayetlerini saklamış ve maliyetten çekindiği için büyük bir skandala imza atmıştı. Bu saklanmanın maliyeti şirkete çok pahalıya mal olmuş ve Mitsubishi büyük bir finansal sıkıntıya girmişti. Ancak 70’li yıllardan beri firmalar bu tür müşteri şikayetlerini dikkate alıyorlar ve büyük bir şeffaflıkla araçları geri çağırıyorlar. Bu kurumsal iletişim sayesinde müşteri memnuniyetinin de artmasına neden oluyorlar. Yani kısa vadede olumsuz gibi görünen bu işlem, uzun vadede müşteri memnuniyeti ve güveni olarak geri dönüyor. İşte yıllar sonra da olsa Mitsubishi’nin yaptığı akıllara geliyor. Bu geri çağırma işlemi son olarak Toyota ile gündeme geldi ama Amerika Karayolları Trafik Güvenliği İdaresi kayıtlarına göre dosya hayli kabarık. 1978 yılından beri Alfa Romeo 8, Aston Martin , Bentley 199, BMW 733, Buick 283, Cadillac 221, Chrysler 1541, Daihatsu 3, Dodge 1187, Ferrari 117, Ford 2186, Honda 671, Hyundai 26, Jeep 457, Land Rover 137, Lamborghini 9, Mazda 308, Mercedes 344, MINI 23, Mitsubishi 425, Peugeot 10, Subaru 182, Suzuki 100, Toyota 567, Volkswagen 37 ve Volvo da 295 kez araçlarını geri çağırmışlar… Yani hiç de yabana atılır rakamlar değil. Günümüz şeffaflık ve müşteri memnuniyeti zamanı. Önemli olan bu firmaların bu krizi ne şekilde iletişime çevirip çeviremedikleri. Son olarak geri çağırmayla gündeme gelen üç markadan Toyota’nın da Ford’un da Peugeot’nun da yapması gereken budur. Yani geri çağırmak dünyanın sonu değil, iletişimin başlangıcı olabilir…




Zaman Dilimi Göstergeci

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

bize ulaşın

camcerceve@gmail.com

örtmenim arkadaşlar konuşuyo!


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.