Herşey havada kalıyor sanki bu aralar tam birşeyleri tanımladım anlamlandırdım derken.Okudun dinledin,yaşadın gördün on yıl sonra işin aslı başkaydı oluyor bu aralar sıklıkla,maçımızı izliyoruz ağız tadıyla derken yalan dolan,siyaseti izliyoruz dün dündü bugün bugün denilebiliyor,dostluklar aile gelecek umut derken hayatta tutunmak için sebepler bizi bu komedya içinde mutlu ve güçlü kılmak için motive ediyor edebiliyor en güzel günler henüz yaşamadıklarımız, N. Hikmet’in de dediği gibi öncekiler de fena değildi.
'Spor' kategorisi için arşiv
Kişinin gündemi,
Yıldız Kayması
Her yıl sezon sonu itibariyle gazetelerde transfer haberleri yer almaya başlar.Tabiki özellikle o yıl 3büyüklerden kim iyi bir sezon geçirmediyse başrolde o takım vardır.Ama bu takımlar için genelde gündemdeki isimler hep yıldız futbolculardır.Peki gerçekten 3büyüklerin bu yıldızları alma çabasındaki amaç başarı mı ?
Ülkemize birçok ünlü futbolcu geldi ama pek başarılı olamadılar.Ama takımlarımız hala, nasıl ünlü bir futbolcu alırız düşüncesinde.Peki bu transferleri kim yapıyor ?Gerçekten bir transfer komitesi var mı takımlarımızda?Yapılan transferlerdende gördüğümüz üzere tabiki böyle birşey yok.Transfer komitesi var da başkanlara sundukları oyuncular quaresma, simao, misimovic, elano mu cidden.Çok uğraşmışlardır heralde simaonun nasıl bir futbolcu olduğunu öğrenmek için.
Önümüzde Gaziantepspor ve Kayserispor örneği var.Sezon başında hangi noktalarda eksikleri varsa o noktalara başarılı transferler yaptılar ve şu andada çok iyi gidiyorlar.Ama nedense 3büyüklerde böyle bilinçli transferler göremiyoruz.Beşiktaş bu sezona başlarken çok önemli transferler yaptı ama istediğini elde edemedi, devre arası geldiğinde beşiktaş hız kesmedi ve yıldız transferlere devam etti.Ama bu transferler yine hücuma yönelikti takımın en gerekli bölgesi defansa değildi.Gerçekten şu anki 2 yıldız futbolcu almeida ve fernandes mi yoksa sağlam bir defans oyuncusu mu daha gerekli beşiktaş’a.Geçen yıl da galatasarayda bu yoldan gitti ve sonuç yine aynıydı başarısızlık. Takımlarımız medyada gündem yaratıp, transfer sonrası taraftarı havaalanına toplamak için transfer yapmak yerine, tarihlerine bakıp başarının nasıl futbolcu ve yönetimlerle kazanıldığına bakıp transfer yapmaları lazım.
Acaba bu kadar yıldız futbolcu yerine düzgün transfer komiteleri kurup, güvenilir yerli futbolcular alıp, alt yapılar güçlendirilse gerçekten bundan daha mı başarısız olunucak.
Beşiktaş devre arasının gelmesiyle birlikte ardı ardına transfer bombaları patlatıyor.Önce Manuel Fernandes sonra Simao Sabrosa ve son olarakta Hugo Almeida.
Genelde takımlar açısından devre arası transferleri her zaman bir risk taşır ve takımlar fazlada transfer yapmazlar.Çünkü devre arasında takımlar önemli futbolcularını göndermek istemedikleri için transfer yapmaya çalışan takımlar istediği ölçüde kaliteli oyuncu bulamazlar, bulsalar bile genelde o isimler sorunlu olurlar.Ama beşiktaş 3 yabancı transferle olaya yeni bir boyut getirdi.Transfer ettiği isimlere baktığımızda; Simao , fernandes ve almeida.Simao; şu an portekiz futbolunun ve geldiği ispanya liginin en iyi kanat oyuncularından kabul ediliyor.Almeida; her ne kadar çok gol atan bir forvet olmasada boyu ve boyuna rağmen süratiyle dikkat çekiyor ve bu yılda Werder bremen’de sezona çok iyi başladı.Manuel fernandes ise geleceğin yıldız adayı olarak valencia’ya geldi, çok yıpratıcı ve oyunun her iki tarafınıda oynayabilen bir oyuncu ayrıca yaşıda genç.
Ama hem devre arası hemde 3 yıldız birden bu nasıl oluyor diye sorduğumuzda cevabı belli oluyor ki yönetim bu transferleri çok önceden planlamış ve oyuncularla anlaşmış böyle oluncada kulüpler devre arasında bir noktada el sıkışmış.Bu transfer planlamalarıda Beşiktaş yönetiminin yeni dönemle birlikte ne kadar değiştiğini gösteriyor.
Umarız tüm bu yıldızlar sağlıklı bir şekilde sahada olur ve bizde futbolseverler olarak onları keyifle izleriz.
Manchester’da Fark Olmadı
Bursaspor ile Manchester United mücadelesi nani’nin attığı tek gol sonucunda 1-0 bitti.
Birçok kişinin beklentisinin aksine maçta fark olmadı.Ama bu; maçın sonucunu Bursaspor belirledi,Bursaspor beklenenden iyi oynadı demek değildi.Maçın sonucunu Manchester’ın pek de iyi oynamaması belirledi.Bunun nedenide ideal kadrosundan uzak olması ve ilerde nani dışında pek üretken oyuncusunun bulunmamasıydı.Ama top sürekli Manchester’ın ayağındaydı.Çok pozisyon yaşanmasada top sürekli Bursaspor’un yarı sahasındaydı.Bu maç tabiki Bursaspor için hedef bir maç değildi ama bu kadar mahkum oynamasıda ilerisi için pek ışık vermedi.
Bursaspor geçen yılın şampiyonu ve bu yılda lige iyi başlayıp zirveye yerleşti.Ama Türkiye Liginin şampiyonunun Avrupa’da elinden gelen bu kadar mı ?Bu soruyu Bursaspora mı sormalıyız yoksa aslında farklı bir şekilde 3büyüklere mi sormalıyız …
Umarım Bursaspor bu maçlarla tecrübe kazanır ve hedef maçı olan G.Rangers maçını kazanarak güzel anılarla bu ligden ayrılır.
Bir Garip Adaletsiz Oyun
“Tarih yazma zorunluluğumuz yok, ama bu yazmak istemediğimiz anlamına da gelmiyor.”
Böyle cevap vermiş Ghana teknik direktörü Milovan Rajevac kendisine yöneltilen maç öncesi sorusuna.Gelin görün ki yazmak istedikleri tarih artık onların maçının son beş dakikasını yazıyor.Ne yazık ki üzüntülerini de…
Ayağa paslar, organize oyun, ve fiziksel kuvvetiyle turnuvanın başından beri dikkat çeken Gana bu gece hiç haketmediği bir şekilde futbol tanrılarının kurbanı oldu. Afrika’nın takım oyununu başarıyla oynayan tek takımı ikinci devrenin başından itibaren Uruguay sahasına yığdığı oyunu golle süsleyemeyince penaltılarda turnuvaya veda etti.
Son dakikada kale çizgisinde Suares’in eliyle çıkardığı top ya da diğer bir değişle futbola yaptığı ihanet kırmızı kart getirse de, Gyan’ın heyecenlanarak penaltıyı kaçırması hüzünlü bir senaryoyu da beraberinde getirdi.Penaltılar başlarken ekrana gelen Ganalı oyuncular titrerken, Uruguay tarafında sadece Diego Forlan’a bakmak bile penaltıların nasıl sonuçlanacağını gösteriyordu aslında.Sonuç malum Uruguay:5-Gana:3…
Zaten Forlan’da golden sonra kutlamanın hakkını verdi.Belki de vitrindeki son sezonunda bu kadar şanslı olmasını kutluyordur.Ne de olsa UEFA Kupası’nı da cebine koymuş gelmişti Afrika’ya…
Uruguay’ı destekleyenler varsa kusura bakmasınlar ama…Bundan birkaç yıl öncesinde Gana dendiğinde oynuyorlar işte birşeyler denilebilecek bir takım durumundayken bu kadar güzel futbolla bizi ekran başında mutlu ettiniz ya Milovan Rajevac ve öğrencileri.Ayağınıza, yüreğinize sağlık gönüllerin galibisiniz…
Caner’den Cimbom’a Gol Olur mu?
Transferde bir gelenek olan Fenerbahçe’nin diğer takımların -özellikle de Galatasarayın- ilgilendiği futbolcuları kadrosuna dahil etme olayı tekrar yaşandı.Caner Erkin artık sarı kanaryaların sözleşmeli futbolcusu.
Peki olay medyada anlatıldığı gibi Fener’in Cimbom’a attığı bir gol mü gerçekten.
Sezon içindeki vasatı aşmayan performansına Atletico Madrid’le yapılan UEFA Kupası maçındaki gereksiz kırmızı kartı ekleyen Caner hakkında Galatasaraylı taraftarların akıllarında pek iyi izlenimler olduğu söylenemez.Yine geçtiğimiz sezonda Fenerbahçe’ye yeşil ışık yakan Caner aslında mutlu sona ulaşmış görünüyor.
Galatasaray’da Arda-Kewel seçeneklerinin arkasında kalarak sol bek pozisyonuna mahkum oynayan ve geriye çok fazla adam kaçırarak bu mevkiide de iyi bir görüntü çizemeyen Caner için sezon sonunda zaten yolculuk muhtemeldi.
Bu noktada Fener Cimbom’a gol attı diyen medyayı haksız çıkaran bir durum var.Caner’in satın alma opsiyonu Galatasaray’daydı ve görünen o ki Galatasaray bu opsiyona gerek duymamış.Fenerbahçe de Caner’in bonservisine sahip olan CSKA Moskova takımından 3.5 milyon Euro’ya (Milliyet’e göre 2 Milyon Euro) satın aldı Caner’in bonservisini.Bu açıdan bakınca ortada bir gol yok.
Fenerbahçe’nin Galatasaray’a Caner’i alarak gol atmış olması mümkün mü peki?
Evet mümkün.Öncelikle Caner’in bir sol bek olmadığını kabul etmeli Aykut Kocaman.Caner’de ortalarını geliştirip oyun zekasını yüksek tutar sol açık pozisyonunda kendisini kabul ettirirse bu durumda Galatasaray Caner’i kullanamayan kulüp olarak anılır.Ama yine de Caner’in önünde Uğur Boral ve Stoch’un olacağını unutmamak gerek.Yani kısacası herşey yine Caner’e bağlı.
Mevcut durumda görünen resim ise Fenerbahçe’nin 8-10 milyon Euroluk fiyatların havada uçuştuğu yerli oyuncu piyasasında 3.5 Milyon Euro’ya en kötü ihtimalle iyi bir yedek oyuncu bulduğudur.Caner Fener’e, Fener Caner’e hayırlı uğurlu olsun.
Çanakkale Geçilmez(1915-2010)
Çanakkale Kara Savaşlarında dönüm noktası olan 25 Nisan 1915 zaferini anmadan geçmek istemiyorum…
Tüm şehidlerimizin ruhu şad olsun…
Özellikle bu zafer haftası içindeyken , bu direnişe benzer bir direnişe dün bizzat şahit olmam beni bu bağlantıyı kurmaya gerçekten çok zorladı.Sonuçta serbestatış deyip yazmaya karar verdim.1915 yılında Çanakkale kıyılarında ki direnişin 2010 yılı versiyonu pek tabi ki ; dün Barcelona da Camp Nou da yaşananlardır….
İnter müthiş bir savunma örneği gösterdi dün gece bizlere..Finali kimin hakettiğini tartışmak bir yana dursun dün sahada ki birçok kişi için hesaplaşma günüydü.Maç öncesi anketler , açıklamalar , yaşanan takas ve daha niceleri…
İnter’in bunu yapabileceğini kimse düşünmemişti..Böylesine bir direnç , sıfır hata , %100 konsantrasyon…İzleyenler ayakta alkışladı belkide..Barcelona şokta İnter finalde….
Akılda kalan o kadar çok şey var ki dün geceye dair…
İlker Yasin’in sahada İniestayı görmesi , Hikmet Karaman’ın futbol dehası , maç sonu Mourinho Show , fıskiyeleri açan Barcalılar , hala ne olduğunu anlayamayan Xavi , sahada olduğuna inanamayan Jeffren , kulübede oturan Zlatan………
Eksik olan şey atılamayan gollerdi o da finale inşallah..
Final maçını İlker Yasin’in anlatmamasını temenni ederek bitirelim yazımızı….
Boğazın Ateşli Derbisi
”Derbi Maç” denildiğinde aklımıza gelen bir kaç maçtan birisidir ‘Galatasaray-Fenerbahçe’ maçı…
Ama ‘Galatasaray-Fenerbahçe’ maçı dediğimizde aklımıza ne geliyor ; kavga, küfür , kırmızı kart , yumruk , tekme….
Şimdi burada şu senede şu maç şöyle oldu bu maç böyle oldu diye başlayacak olursak ben işin içinden çıkamam…En azından çok az bir kitleye hitap etmiş olurum ve bu da beni üzer…O yüzden eski ve eğlendirici bir video ile söze başlamak isterim ;
Spikerimizin heyecanı , Tanju’nun tavırları , Ahmet Çakar ve Felsefe , ‘Neden İsmail neden bu taraf’….Canın sıkıldıkça izle…
Ama çok şükür bunları da gördük ;
Bu demeçten önce çok değil yahu önceki yaz ; Arda asist yaptı Türkiye ayağa kalktı , Semih gol attı Türkiye ayağa kalktı , Galatasaraylı Fenerbahçeliye sarıldı beraber ağladı…Ama diyorlar ya futbolcular sahada babamı tanımam diye gerçektende tanımazlar..
Atamızın dediği gibi, ‘ben sporcunun zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim’
Derbide her iki takıma başarılar dilerken temennimiz dostça bir müsabaka olması yönünde…
En azından Özhan Canaydın için..
















örtmenim arkadaşlar konuşuyo!