Daha çok küçüktü ellerim. Yeni yeniydi yürümeyi ögrenişim. Büyüdüm, büyümek zorunda bıraktılar. Suyun altında ne kadar nefes almadan kalabilirim ? Ya suyun altında kalacaktım ya da büyüyecektim. Duymuyorum artık uğultuları. Suyun altında maviden başka bir renk yok. Hissetmiyorum artık acıyı. Oysa ki bana ölümün acı ve soğuk olduğunu söylediler. Ölmek için büyüdüğümüzü hep sakladılar benden. Aldılar. Herşeyimi aldılar. Sonsuzluğun nasıl olduğunu söylemediler. Bilemediler. Ölüm bu kadar huzur verici miydi? Bu kadar ılık mıydı ? Onlar arkamdan iniltili biçimde ağlarlarken, bu sefer ben gülüyor olacağım. Sizler beni dünyada da rahat bırakmadınız. Uyutmadınız, zorla büyüttünüz. Kırmızı ışıklarda bile durmama izin vermediniz. Ne yapmam lazımdı. Neden bu kadar acı çektirdiniz, neden bu kadar soğuttunuz yüreğimi ve neden şimdi yoksunuz. Yoksunsunuz. Uyuyacağım, artık kimse uyandıramayacak. Büyümeyeceğim, emeklemek bana yetecek. İstediğim gibi gülüp kahkaha atacağım kimse çok güldün yeter demeyecek. Ölümü sevdim ben, sizden daha çok sevdim..
ilayda BİLGİN

örtmenim arkadaşlar konuşuyo!